27 Kasım 2009 Cuma

Kenan Doğulu


Kenan Doğulu, (d. 31 Mayıs 1974 - Gaziantep) Türk müzisyen. Sanatçı Yurdaer Doğulu'nun oğlu olan Kenan Doğulu bugüne kadar sekiz stüdyo albümüne imza attı. Doğulu ayrıca 2007 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil ederek yarışmayı dördüncü olarak tamamladı.

Petek Dinçöz


Petek Dinçöz (d. Didem Ezgü 29 Mayıs 1980, İzmir), Türk şarkıcı, dizi oyuncusu, sinema oyuncusu ve televizyon sunucusu.

Bülent Ersoy


Bülent Ersoy (d. 9 Haziran 1952), asıl ismiyle Bülent Erkoç. Türkiye ve dünya ülkeleri genelinde sayısız ödül almış Türk Sanat Müziği yorumcusu, ses sanatçısı.
Sanat hayatına özel müzik dersleri alarak başladı. Ardından İstanbul Belediye Konservatuarı’nı bitirdi. 1960 yılında ailesi ile birlikte Bursa'dan İstanbul'a göç ettiler. 1971 yılında ilk 45'liği Saner Plak’tan çıktı.
1980 Ağustos'unda İzmir Fuarı'nda elbisesinin askının kopması nedeniyle göğüslerini açınca İzmir Cumhuriyet Savcılığı, hakkında soruşturma açtı. Eylül 1980'de Kordon’daki evinde bir hâkime hakaret edince tutuklanarak Buca Cezaevi'ne gönderildi. 12 Eylül darbesi sonrasında Ocak 1981'de kadın kılığında sahneye çıkan bütün erkek sanatçılarla birlikte sahne yasağı aldı. 14 Nisan 1981'de Londra’da geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla kadın oldu. Ancak 'pembe nüfus kağıdı' alması yıllar sonra, sahne yasağını da kaldıran dönemin başbakanı Turgut Özal'ın öncülüğünde çıkartılan bir kanun sayesinde oldu.
Bülent Ersoy yasaklı olduğu yıllarda çeşitli Avrupa ülkelerinden vatandaşlık teklifi almıştır. Türk ordusu hakkında olumsuz beyanlar vermesi de teklif edilen sanatçı, bu tarz yolları tercih etmeyerek milliyetçi bir duruş sergilemiştir. Bülent Ersoy 1989 yılında Adana'da verdiği bir konser sırasında bir seyirciden gelen 'Çırpınırdın Karadeniz' adlı isteği farklı bir makamda okuduğu için kurşunlanarak bir böbreğini kaybetmiştir. Sanatçı yıllar sonra kendisini vuran kişiyi affetmiştir. En son albümünü 2002 yılında çıkartan sanatçı, halen çeşitli konserler vermektedir. Popstar Alaturka adlı şarkı yarışmasında jüri üyeliği yapmıştır.

26 Kasım 2009 Perşembe

Johnny Deep


Depp 9 Haziran 1963'te Owensboro, Kentucky'de doğdu. Florida'da büyüdü. Kızılderili kökenli olan Depp, 12 yaşında annesinin aldığı gitarla, çevredeki gruplarda gitar çalmaya başladı. 15 yaşında bir rock müzisyeni olmak umuduyla okulu bıraktı. Aynı sene anne ve babası da boşanmıştı. Kendine zarar vermeye başlamıştı. The Kids adlı rock grubunda müzik yapmaya başladı ve grubun davulcusunun kız kardeşi Lori Anne Allison ile 20 Aralık 1983'te evlendi. "Six Gun Method" adını almış grup Depp'in evliliği sonları çıkan sorunlar nedeniyle stüdyoya giremeden dağıldı. Los Angeles, Kaliforniya'da eşinin yardımıyla Nicolas Cage ile tanıştı ve ilk filmi A Nightmare On Elm Street'de 1984 yılında oynama şansı buldu.

Birlikte Duşa Girecekler


Amerikalı ünlü oyuncular Angelina Jolie ve Johnny Depp, birlikte rol alacakları 'The Tourist' filminde iki sevgiliyi canlandıracak...

Angeliana Joli


Angelina Jolie (d. 4 Haziran 1975, Los Angeles, ABD) doğum ismi Angelina Jolie Voight olan, Amerikalı sinema oyuncusu ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu (UNHCR) İyi Niyet Elçisi. Üç Altın Küre, iki Sinema Oyuncuları Derneği Ödülü ve bir de Akademi Ödülü aldı. Tüm dünyada hayırsever çalışmalarıyla da tanınan Jolie, dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul edilmiştir.

Marilyn Monroe


Marilyn Monroe (1 Haziran 1926 - 5 Ağustos 1962), (asıl adı Norma Jeane Mortenson)Yahudi asıllı aktrist. Amerikalı sinema oyuncusu, şarkıcı ve model. 20. yüzyılın en ünlü sinema yıldızlarından, seks sembollerinden ve pop ikonlarından biriydi.

John F.Kennedy


John Fitzgerald Kennedy veya John F. Kennedy, kısaca JFK. (d. 29 Mayıs 1917, Brookline, Massachusetts – ö. 22 Kasım 1963, Dallas, Texas, ABD), Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanıdır (1961-63).

Fahriye Evcen


Fahriye Evcen (d. 4 Haziran 1986, Solingen, Almanya)
Aslen Samsun Bafralı'dır ve dört kardeşin en küçüğü olarak Çerkez bir aileden gelmektedir. Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde okurken dizi teklifleri alınca, okulu dondurup annesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Fahriye Evcen, Yaprak Dökümü adlı dizide Necla karakterini canlandırmaktadır. 2008 yapımı Aşk Tutulması filminde başrol oynamıştır.

Sıla Gençoğlu


17 Haziran 1980 yılında Denizli'de doğan sanatçı, ilkokulu da Denizli'de okudu. Orta ve lise oğrenimi için İzmir'e anneannesinin yanına yerleşti. İlk sahne çalışmalarına İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi'nde başladı ve Türk Halk Müziği ile Türk Sanat Müziği korolarında korist ve solist olarak görev aldı. Lise ikinci ve üçüncü sınıflarda özel şan derslerine başladı. İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Sabahat Tekebaş ile şan ve ses eğitimi uzerine çalıştı.
1998 yılında yüksek öğrenimi için İstanbul'a geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde bir sene okudu, daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Caz Vokal Bölümü'ne geçiş yaptı. Bu dönemde, Afyon Caz Festivali'nde Neşet Ruacan, Nedim Ruacan ve Nezih Yeşilnil'den oluşan caz orkestrasında solist olarak görev aldı. Nükhet Ruacan'la ses eğitimi üzerine çalıştı ve yine okul döneminde, daha sonraları albümlerinde sanatçıya önemli katkılar yapan müzisyen Efe Bahadır'la da tanıştı. Kısa bir sürenin ardından Kenan Doğulu ile tanışarak onun yedi sene vokalistliğini yaptı. Ayrıca Sıla'nın yaptığı besteler ve yazdığı şarkı sözleri Ferhat Göçer (Yolun Açık Olsun/ Vur kadehi Ustam), Kenan Doğulu (Demedi Deme/Boğaziçi), Emel Müftüoğlu (Eğlenilecek Kızlar, Evlenilecek Kızlar/Ağla) gibi sanatçıların albümlerinde yer aldı. Geniş kitleler onun sesiyle ilk kez Sezen Aksu ile yaptıkları ve "Sıla" dizisinin şarkısı olan ortak besteleri "Sıla/Töre" sayesinde tanıdı.

Adile Naşit


Adile Naşit, (d. 17 Haziran 1930 - ö. 11 Aralık 1987), Türk sinema sanatçısı, tiyatro ve televizyon dizisi oyuncusudur.
Asıl adı Adile Keskiner'dir. Bunun yanı sıra Adoş, Adile Ana, Masalcı Teyze diye de bilinirdi. Özgün adı ise Adela'dır. Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit'in babası ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Ermeni tiyatro oyuncusu Amelya Hanım'dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950'de evlendiği eşi Ziya Keskiner de tiyatro sanatçısıdır. Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz'ın ünlü eseri Hababam Sınıfı'ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar, Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki "Anne" rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987'de doğduğu şehir olan İstanbul'da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yumdu.İstanbul Karacaahmet mezarlığında Eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner ile birlikte yatmaktadır.
Oyunlarında ve sinema filmlerindeki anne tiplemesi , kendine has üslûbu ve kahkahası onu Türk Sinemasının unutulmaz

Müjde Ar


Müjde Ar (gerçek adı Kamile Suat Ebrem; d. 21 Haziran 1954), Türk sinema ve dizi oyuncudur. Aysel Gürel'in kızı, Mehtap Ar'ın da ablasıdır.
Türk televizyonlarının ilk yerli dizisi Aşk-ı Memnu'daki "Bihter" rolu ile şöhret olmuştur.

Nilüfer


Nilüfer (Yumlu) (d. 31 Mayıs 1955, Cihangir, İstanbul) Türk pop müzik şarkıcısı, şarkı sözü yazarı, müzisyen, yapımcı.

1970'te, henüz İstanbul İtalyan Lisesi'nde öğrenciyken "Sensiz Yıllarda" adlı şarkıyla katıldığı Altın Ses Yarışmasını kazanmasının ardından, 1970'li yılların başında müzisyen Nino Varon'un desteğiyle "Kalbim Bir Pusula", "Dünya Dönüyor" adlı hit şarkılarla ünlü oldu. 1978 yılında Grup Nazar ile birlikte Türkiye'yi TRT adına Paris'te Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etti.
1972 yılında "Kalbim Bir Pusula" adlı ilk 45'liğini çıkardıktan sonra, 1973'te "Dünya Dönüyor" 45'liği ile asıl çıkışını yakaladı. "Dünya Dönüyor"un da yer aldığı ilk albümü "Nilüfer'74"teki

Çetin Altan

22 Haziran 1927'de İstanbul'da doğdu. Dedesinin babası Kırımdan göç eden arabacı Ahmet Qıpçaqskiy, dedesi Tatar Hasan Paşa idi. Babası hukukçu Halit bey, annesi Nurhayat hanımdır. Galatasaray Lisesi'ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1943-1944'de Çınaraltı, Varlık, İstanbul ve Kaynak'da şiirleri ve düz yazıları çıktı. İlk kitabı Üçüncü Mevki 1946'da yayınlandı. Ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe Hür Ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. 1959 yılında Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Peyami Safa nın (1899 - 1961) yerine Milliyet gazetesinde yazmaya başlamıştır. Daha sonra Devrim, Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarlarındandır.

Can Dündar


Yazar, araştırmacı, gazeteci ve belgesel yapımcısı olan CAN DÜNDAR, 26 Haziran 1961 ANKARA doğumludur. 1982 yılında A.Ü.S.B.F. Basın Yayın Yüskek Okulu’ndan mezun oldu. 1979 yılından itibaren sırasıyla Yankı, Hürriyet, Nokta,Haftaya bakış, Söz ve Tempo’da çalıştı. 1986′da İNGİLTERE’de London School of Journalizm’i bitirdi.S iyaset bilimi dalındaki yüksek lisansını ve doktorasını ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi bölümünde 1996′da tamamladı. Televizyona TRT’de 1988′de başladı.

1994′te AKTÜEL’de köşe yazarlığına başladı. 5 yıl Yeni Yüzyıl gazetesinde, 1999 Ocak ayından 2000 Aralık sonuna kadar Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Yılından itibaren Milliyet gazetesinde başladığı köşe yazarlığı halen devam etmektedir.

Orhan Pamuk


Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul) Türk yazar.

2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç iki kişiden biri olmuştur.Kitapları 58 dile çevrilmiş ve 100'ü aşkın ülkede yayımlanmıştır. Yazarlıktan başka hiçbir işle uğraşmamıştır. 2005 yılında Prospect dergisi tarafından dünyanın 100 entelektüeli arasında gösterilmiş, 2006 yılında ise TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilmiştir.

Alişan


19 Haziran 1976'da Istanbul´un Erenköy'de dünyaya geldi. Müzik piyasasına atılana kadar adı Serkan Burak Tektaş'tı. Müzik yeteneği, küçük yaşlarda ailesi tarafından anlaşıldı. Henüz iki yaşındayken, İbrahim Tatlıses'in "Sabuha", İzzet Altınmeşe'nin "Maden Dağı" adlı türkülerini ezbere okurdu. Okul yıllarında öğretmenleri ders arasında Alişan'a türkü söyletirlerdi. Bu, liseyi bitirene dek sürdü.
Alişan'ın en büyük amacı pilot olmaktı ancak ÖSS'den yeterli puanı kazanamayınca bu hayali suya düştü. Lise birinci sınıftayken, babasının maddi desteğiyle ilk kasetini yaptı.
Alişan ayrıca Istanbul Amatör Futbol Ligi Takımlarından Halil Rıfat Paşa'da oynamakta.

Alişan'dan Askerlik Çalımı

Şarkıcı Alişan (33) askerliğe çalım attı! 2008'de 3. Lig dışında top koşturan profesyonel futbolculara 38 yaşına kadar askerliklerini tecil imkânı veren yasadan faydalanmak için 2. Lig'den Tepecikspor'la sözleşme imzaladı. Hem de üstüne transfer parası ödeyerek! Ancak 'sabah şekeri' Alişan, bu seneki 14 maçta bir kere bile forma giymedi

Kenan İmirzalıoğlu


18 Haziran, 1974 (35 yaşında)Ankara,Bala
Eğitimi
Yıldız Teknik Üniversitesi, Matematik Bölümü
Manken, Sinema Oyuncusu
Kenan İmirzalıoğlu, (d. 18 Haziran 1974 - Bala, Ankara) eski model, sinema ve TV dizi oyuncusu.
Ankara'nın Bala ilçesine bağlı Üçem köyünde doğan Kenan İmirzalıoğlu, 12 yaşına kadar köyde yaşadı. Soyu Akkoyunlu Uzun Hasan'a dayanan İmirzalığlu, Orta ve lise öğrenimini Ankara’da teyzesinin yanında tamamladı. Yüksek tahsilini ise İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde yaptı.

1995 yılında mankenlik yapmaya başladı. Arkadaşlarının teşvikiyle girdiği Best Model of Turkey ve Best Model of the World mankenlik yarışmalarında birinci oldu.
1999 yılında televizyon dizisi Deli Yürek‘te Yusuf Miroğlu karakterini canlandırarak oyunculuğa geçti… Kısa zamanda oyunculuk yeteneğiyle seyircilerin ve yönetmenlerin ilgi odağı oldu.

Gülşen


29 Mayıs 1976 (1976-05-29) (33 yaşında)İstanbul, Türkiye
Gülşen, (asıl adı Gülşen Bayraktar) (d. 29 Mayıs 1976, İstanbul), Türk pop müzik şarkıcısı.
Ordu kökenli bir ailenin çocuğu olarak 29 Mayıs 1976 tarihinde İstanbul dadoğdu. Şehremini Lisesi'ni bitirdikten sonra İTÜ Türk Müziği Bölümü'ne girdi. Çok küçük yaşlarında şarkılar yazmaya başladı. Hülya Avşar gbi şarkıcılara bestelerini verdi. 1995 yılında adını duyurdu. Daha sonra albüm çalışmalarına hız verdi ve ilk albümünü 1996 yılında çıkardı. Albğmlerinin hepsinde çok memnun görünülücek bir satış grafiği gözlenmiştir.

Aşk Kadını Gülşen Geri Döndü


“Aşk kadını” Gülşen geri döndü! Müzik eğitimi almaya gittiği Londra’dan bir yıl sonra dönen ünlü şarkıcı, orada neler yaşadığını, yeni albümünü ve ‘aşk’ı Elle dergisine anlattı.
*Uzun zamandır yoksun, nerelerdeydin?
- Fiziksel olmasa da aslında buradaydım, sadece uzaktan seyretmek istedim. Tembelleşmek ve sıradanlaşmak istemediğim için daha fazla çalışmayı tercih ettim. Yeni insanlar tanıdım, farklı kültürler ve yerler gördüm. Sağır ve kör olmaktan kaçtım, dinlemeyi değil duymayı, bakmayı değil görmeyi tercih ettiğim için gittim. Doğru insanları bekledim. Özellikle de Ozan Çolakoğlu’nu. Benim için bu albümdeki en önemli, hatta kilit noktası olabilecek o ismi sadece iki yıl beklemeyi tercih ettim. Bu süre zarfında belki üç albüm daha yapabilirdim ama yapmadım. Başkalarının bir albüm yaptığı dönemde ben üç ay sadece bir şarkıya çalıştım. Eğitimime devam etmekten de vazgeçmedim. Sırf bu yüzden son bir yılımı çoğunlukla Londra’da geçirdim.
*Yokluğunda neler yaptın?
- Londra’ya müzik eğitimi almaya gittim. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri oldu. Orası bana çok şey kattı. Bir sinemadan, tiyatrodan ya da mimari bir yapıdan ilham aldım. Yüzyıllar önce yapılmış bir yapıyı izledim tüm gün ve o yaşanmışlıkların heyecanıyla fikir geldi aklıma. Bu fikirler bambaşka bir Gülşen yarattı.
Kaç tane yeni şarkı yazdın?
- Yeni albümde 11 şarkı var. Tüm söz ve müzikler bana ait. Bir de Nazan Öncel’den aldığım cover bir parça var.
*Yenilendiğini hissediyor musun?
- Evet. Hayatın içinde yaşanan hiçbir olaya kayıtsız kalamıyorum. Özellikle üreten insanların sabit fikirli olmaması gerektiğine inanıyorum. Bazen bir gün önce düşündüğüm şeyi ertesi gün doğru bulmadığım anlar oluyor. Bu yüzden yenilenmek gerektiğine inanıyorum ve zamanın akışına bırakmadan bilinçli olarak yapmayı da tercih ediyorum. Özellikle bilgi konusunda arsızım. Kendimi geliştirmek için çaba harcıyorum. Bunun için de spordan sanata, eğlenceden edebiyata tüm enstrümanları kullanmaya çalışıyorum.
ARTIK BÜYÜK CÜMLELER KURMAKTAN KAÇINIYORUM
*Neler değişti hayatında? Aldığın yeni kararlar var mı?
- Şu anda yeni aldığım kararlar diye sayabileceğim belirgin ve net cümleler yok. Ancak bir karar vermem gerektiğinde anlıyorum kendimdeki değişimi. Sadece şunu söyleyebilirim; artık büyük ve abartılı cümlelerden kaçınıyorum. “Asla” ile başlayan ve sonu olumsuz biten tüm cümleler, hayatta insanın karşısına çıkabiliyor. Bu hesaplaşmayı yaşamaktansa, mantıklı ve beni yormayacak cümleler kullanmayı tercih ediyorum. Değişmeyen tek konu, sanatsal yönden önem taşıyan, özen gösterilmiş, kaliteli işler içinde olma isteğim.
*Yeni albüm hakkında söylemek istediklerin neler?
- Bu albüm için çok çalıştım. Belki çok uzak kaldım herkesten ama değdiğine inanıyorum. A’dan Z’ye albümün bütün aşamalarında hatta her zerresinde alın terim var diyebilirim. Bana inanan, beni anlayan insanlarla çalıştım.
*2010’da sahnede nasıl bir Gülşen var?
- 2010 yılında kıyafetlerimden şarkılarıma, sahnedeki duruşuma kadar ruhumdaki bütün gelgitlerin yansımalarını da taşıyan, biraz asi, biraz sıra dışı, izleyen ve dinleyen insanlar için her detayın özenilerek hazırlandığını fark edecekleri, yani “ezber bozan bir Gülşen” olacak karşılarında.
OLUMSUZ HABERLERE SESSIZ KALIYORUM
*Özel hayatın için neler planlıyorsun?
- Özel hayatımda çok planlı yaşamayı sevmiyorum. Iş hayatımda sürdürdüğüm planlı ve kontrollü tavrımı özel hayatıma taşımamak kişisel tercihim. Ama albüm çıkışıyla birlikte zaten yoğun bir döneme girdim. Bu albüm hazırlığından dolayı iki yıldır neredeyse hiçbir konser teklifini kabul etmemiştim. O yüzden güçlü ve heyecanlı duygularla konserden konsere koşturacağım gibi gözüküyor.
*Merak ediyorum, gelecekle ilgili neler var aklında, bir gün müziksiz bir yaşam düşlüyor musun?
- Şarkılarım benim kendimi en iyi ifade etme şeklim. Hayat beni bu şekilde besledikçe, beste yapmaya, söz yazmaya ve şarkılarımı söylemeye devam edeceğim. Bunun yerini doldurabilecek başka hiçbir şey yok benim için. Yaratıyor olmak ve üretmek benim için en büyük tatmin.
*Hayatta en çok korktuğun şey nedir?
- “Ben oldum” rehavetine kapılmak.
*Hakkında yazılan yazıları ve eleştirileri okuduğunda içinden neler geçiriyorsun?
- Bazen hakkımda çıkan haksız haberler beni inanılmaz şaşırtıyor. Her ne kadar profesyonel bir ekiple çalışsam da, olumsuz haberlerin önünü kesemeyebiliyoruz. Bu durumda da sessiz kalmayı tercih ediyorum.
AYRILIK BIR ŞEY İFADE ETMİYOR
*Aşka gelene kadar taraflar taktik savaşına girer genellikle. Aşık olunca sen ne gibi taktikler uygularsın?
- Taktik demek doğru olur mu bilmiyorum ama ufak tefek numaralarım var benim de. Bazen kızdığımda telefona, mesaja yanıt vermemek, ulaşılmaz olmak gibi şeyler yapıyorum ben de tabii.
*Peki ya ayrılık? Bu kelime sana ne ifade ediyor?
- Bir ilişkide en bir şey ifade etmeyen süreç bana göre ayrılık. Çünkü benim için bütün duyguların bittiği an anlamına geliyor.
EZBER BOZACAK
*Aşkı en güzel şekilde tanımlayan kadınlardansın. Bu sefer aşkı şarkılarında nasıl tanımladın, imkansız mı, tek taraflı mı, yoksa sakıncalı mı?
- Aşkın her halini seviyorum. Şarkıların ruhunu bu duygular veriyor ve yine şarkılarımda hepsini göreceksiniz ama bu seferki aşk ezberimizi bozmaya geliyor.
*Aşkın kurbanı kimdir sence?
- Aşk; bildiğin, inandığın bütün kuralları yerle bir etme gücü olan karmaşık bir duygudur. Aşkın kurbanı hiç aşık olmayanlardır bence...
Hürriyet Gazetesi

Başak Sayan


Başak Sayan 17 haziran 1977 günü saat 11:45’de Ankara’da gülhane askeri hastanesinde dünyaya gelmiştir.Aslen Kars-Iğdırlıdır.
Küçük yaştan itibaren aktrist olma hayalleri kuran Başak okuduğu okulların tiyatro kollarında aktif olarak çalışmış, ilkokul ve ortaokulda basketbolla ilgilenmiştir.Çok küçük yaştan beri en büyük zevki kitaplar olan küçük kızın şuanda da çok geniş bir kitap arşivi mevcuttur.
1995 yılının bir mart sabahında İstanbul’a gelen Başak’ın hayatı bu tarihten itibaren değişmiştir. Üniversitede iktisat eğitimi alırken biraz para kazanabilmek için televizyonda iş bulmaya karar vermiş ve bunu o sıralar star tv’de çalışan bir tanıdığına söylemiştir. Gidip kendini tanıttıktan ve iş başvurusu yaptıktan bir gün sonra star tv’de çalışmaya başlar. Ardından başka kanallarda kadın ve müzik programları hazırlayıp sunmaya başlamıştır. Aynı yıllarda reklam oyunculuğu da yapmaktadır. Aynı tarihlerde bir televizyon filminde rol aldıktan ve birkaç yıllık bir aranın ardından 2000’de yapmak istediği tek işin oyunculuk olduğuna karar verdikten sonra televizyon dizilerine ağırlık vermiş ve bugüne dek çok sayıda ses getiren televizyon dizisinde rol almıştır. Çocukluğundan beri öyküler yazan Başak’ın en büyük hayali sinemadır. Kendi yazdığı öyküleri beyazperdede görmek isteyen oyuncu bu konuda çok emek harcayıp epey yol kattetmiş, önümüzdeki kış çekimlerine başlanacak bir sinema filminin öyküsünü yazmıştır. Sinemanın insanlara bişeyler anlatması, bir mesajı olması gerektiğini düşünen Başak’ın yazdığı öykülerde hayatı sorguluyan, gerçekliğin ne olduğu üzerine insanı düşündüren öykülerdir.
Uzun yıllar doğu felsefelerini inceleyip bu konu üzerinde araştırmalar yapan oyuncunun dini anlayışıda çok daha evrensel boyutlardadır.
Günlük hayatında sporun yeri çok önemli olan Başak haftanın 3-4 günü düzenli olarak spor yapmaktadır. 2004 yılından beri astroloji ve astronomi eğitimide alan oyuncunun hermetik felsefenin özü olan ”yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır” sözünü benimseyerek olaylara yaklaştığını söyleyebiliriz. Meslek yaşamında en küçük ayrıntı bile çok önemlidir. Yazdığı öykülerin ya da çalıştığı senaryoların her bir sözünü istediği etkiye ulaşana kadar defalarca gözden geçirerek çalışır. Sonunda belki sadece Başak’ın anlayabildiği ama izleyenlerin hissettiği bir şey çıkar ortaya. Yalın bir gerçeklik duygusu. Demir gibi bir disiplinle çalışarak yaşayan oyuncuyla ilgili en yaygın bilinen şey, oynadığı tüm karakterleri gerçeklik duygusuyla harmanlayarak sunuyor olmasıdır.
Hayallerine giden yolda daha uzun süre kendinden ve yaptığı işlerden bahsettirecek olan Başak’ın kendi deyimiyle savaşı biteceğe benzemiyor.

24 Kasım 2009 Salı

Kıskanmak - Nahid Sırrı Örik



Nahid Sırrı Örik (d. 22 Mayıs 1895 ö. 18 Ocak 1960) Türk yazar.

Hayatı
Divan sahibi Olti'li Ahmet Nafiz Paşa'nın torunu ve Hukuk Mektebi hocası, rüsûmât müdir-i mütercimi, Şûrâ-yı Devlet Âzâsı, Shakespeare'den iki oyun çevirmiş Hasan Sırrı Bey'in oğlu olan Nahit Sırrı Örik, 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul'da doğdu. Özel dersler aldıktan sonra Beşiktaş'taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesi'nde okudu ve mezun oldu, Sırayla bir İngiliz, bir Fransız Mektebinde okudu, Galatasaray Mekteb-i Sultani'sine girdi, hiçbirini tamamlamadı. Bir müddet Mekteb-i Hukuk'un derslerine katıldı ve burayı da yarım bıraktı (1913).
I. Dünya Savaşı'nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag vd. Batı kentlerinde yaşayan Nâhit Sırrı (1915), Cumhuriyet'in ilânından sonra geri döndü (1928). Yurda dönüşünden hemen sonra Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı, Milli Eğitim Bakanlığı'nda mütercim olarak görev aldı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul'da öldü.
Tarzı
Nahid Sırrı Örik eserlerinde bazı konulara özel olarak değinmiştir. Bunlardan biri siyasi güçler ve bunları elde etme çalışmaları, hırslardır.
Örik özellikle tarihe çok düşkündür. Tarihi anlatırken yalı, konak betimlemelerini ve kadın karakterini çok başarılı yansıtmıştır. Tarihe bu kadar bağlı kalması ve zaman zaman övercesine betimlemesi, Örik'in Osmanlı geçmişini geride bırakmaya çalışan bir toplum tarafından ve bu toplumun edebiyatçıları tarafından geri planda kalmasına neden olur. Bunda kendisinin eşcinselliği de etkilidir. Yusuf Ziya Ortaç kendisi hakkında "Kırıtarak gelirken uzaktan Nahid Sırrı / Sanırım pantolonlu ceketli bir kız gelir" diye yazmıştır.
Nahid Sırrı Örik, Selim İleri'yi çok etkilemiş ve "Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver" romanındaki erkek karakteri Örik'ten esinlenerek yaratmıştı. Bahriye Çeri de kendisi hakkında "Bir Cihan Kaynanası: Nahid Sırrı Örik" adlı bir kitap yayınlamıştır.
Eserleri
Hikaye Kitapları
Kırmızı ve Siyah (1929)
San'atkârlar (1932)
Eski Resimler (1933)
Eve Düşen Yıldırım (1934)
Romanları
Kıskanmak (1946)
Sultan Hamid Düşerken (1957)
Yıldız Olmak Kolay Mı? (2006)
Oyunlar Sönmeyen Ateş (1933)
Muharrir (1934)
Alınyazısı (1952)
İnceleme Edebiyat ve Sanat Bahisleri (1932)
Tarihi Çehreler Etrafında (1933)
Roman ve Hikaye Hakkında Bir Kalem Denemesi (1933)
Hayat ile Kitaplar (1956)
Gezi Notları Anadolu (1939)
Bir Edirne Seyahatnamesi (1941)
Kayseri-Kırşehir-Kastamonu. (1955)
Hatıraları Eski Zaman Kadınları Arasında (1958)

23 Kasım 2009 Pazartesi

Irak'ı Karıştırıp Kenara Çekildi.


George W. Bush Doğum Tarihi : 6 Haziran 1946
1946 Connecticut doğumlu Bush, 1968 yılında Yale Üniversitesi'ni bitirdikten sonra 1975'te iş idaresi alanında master derecesini aldı. Bush, askerlik görevini, 1968-1973 yılları arasında, ailesinin yerleştiği Texas eyaletinde Ulusal Hava Muhafız Kuvvetleri'nde uçak pilotu olarak yaparken, Vietnam'da savaşmamak için dönemin önemli yetkililerinden olan babasının nüfuzunu kullandığı iddia edildi.
Bush, 1978 yılında Temsilciler Meclisi üyeliği için milletvekili adayı olarak yarıştıysa da seçimi kaybetti. 1989-1994 arasında Texas Rangers profesyonel beyzbol takımının başkanlığını yürüten Bush, aynı yıllarda, Bush Petrol ve Gaz Şirketi'ni kurdu ve yönetim kurulu başkanlığını yaptı. 1994'te Texas Valisi seçilen Bush, 1998'de bu valilik seçimini açık farkla yeniden kazandı. 1977'den beri Laura Bush ile evli olan Bush'un ikiz kızı var (resim). Bush, başkanlık ön seçiminde zorlu bir yarıştan sonra Arizona Senatörü John McCain'i yenerek Cumhuriyetçilerin başkan adayı oldu. 7 Aralık 2000 tarihinde yapılan Başkanlık Seçimlerini olaylı bir şekilde kazandı.
Başkan olduktan 10 ay sonra 11 Eylül günü ikiz kulelere yapılan saldırılar onun ilk imtihanıydı.
40 yaşına kadar aşırı alkol kullanan Bush, daha sonra “dindar" olmuş ve daha ağırbaşlı bir hayatı benimsemiş. Şimdi 54 yaşında ve öğretmen eşi Laura, 18’indeki ikiz kızları Barbara ve Jenna ile “mutlu aile babası" tablosu çiziyor. Entelektüel açıdan ise tam bir “hafif sıklet." Okuma alışkanlığı zayıf, ayrıntılı analizlerden ve uzun brifinglerden hoşlanmıyor; sık sık gaf yapıyor. Üst sınıfları kayıran bir vergi sisteminden ve merkezi hükümetin zayıflatılmasından yana çıkan Bush’u “aristokrat bir kovboy" diye tanımlayanlar var.”

Zeki Müren'in Hayatı Film Oluyor


'Yedi Kocalı Hürmüz' filminin yönetmeni Ezel Akay, Radikal gazetesinin Radikal İki Eki'ne verdiği röportajında Zeki Müren'i oynayacak Haluk Bilginer’le birlikte Zeki Müren'in hayatını beyaz perdeye taşıyacaklarını açıkladı. Akay, röportajda "Sanat Güneşi'mizdir o. Bir kişi homoseksüel dememiş, 'karı gibi giyiniyor' dememiş. İşte bu, ülkenin travesti olduğunu, iki düşünceli olduğunu gösterir. Cumhuriyet'in 70-80 yılını anlayabilmek için önemli bir figürdür Zeki Müren..."

Haluk Bilginer Kimdir?
5 Haziran 1954 günü sigortacı Tahsin Bey ile ev hanımı Bedriye Hanım'ın üç çocuğundan ortancası olarak dünyaya geldi. İzmir Türk Koleji mezunudur. Lise son sınıfta okulunun tiyatro koluna girdi ve Cahit Gürkan'ın öğrencisi oldu. Demokrat İzmir Gazetesi'nin açtığı liselerarası tiyatro yarışmasında ilk ödülünü aldı. Jürideki tiyatro müdürü Ragıp Haykır'ın davetiyle İzmir Devlet Tiyatrosu'nda konuk oyuncu olarak çalıştı. 1971 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'ne girdi.Devlet Konservatuvarı'ndaki eğitimini bitirdikten sonra Devlet Tiyatrosunda çalıştı. 1977'de İngiltere'ye Londra Müzik ve Drama Sanatları Akademisi'nde

Byramlık ikizler


KENAN DOĞULU:Antalya Mardan Palace'da sahne alıyor. Doğulu'yu izlemek isteyenler 500 TL ödemek zorunda. (28 KASIM CUMARTESİ)

BÜLENT ERSOY:Kıbrıs Rocks Otel'de program yapacak olan 'Diva'yı sadece otel müşterileri izleyecek. (28 KASIM CUMARTESİ)

GÜLŞEN: Porto Bello Hotel'de çıkacak. Bilet fiyatları kişi başı 99 TL olarak açıklandı. (28 KASIM CUMARTESİ)

ALİŞAN:Kıbrıs Salamis Bay Otel'de konser verecek olan Alişan'ı izlemek isteyen otel müşterileri 50 TL ekstra ödeyecek. (28 KASIM CUMARTESİ)

SILA:Antalya Mardan Palace'da sahne alıyor. Sıla'yı dinlemek ve izlemek isteyenler kişi başı 250 TL ödemek zorunda kalacak. (29 KASIM PAZAR)




Sabah Gazetesi

Pancho Villa

Torreon muharebesinde Pancho Villa
Pancho Villa, (gerçek adı: Doroteo Arango Arámbula, d. 5 Haziran 1878 - ö. 20 Temmuz 1923)
Meksikalı devrimci, general, asi. 1913 devriminde Zapata ile birlikte Huerta'ya karşı savaşmıştır.

Yaşamı

5 Haziran 1878'de doğdu. Francisko Villa olarak bilinirse de, asıl adı Doreteo Arango'dur. Yoksul bir köylü çocuğuydu. Babasının ölümünden sonra ailesini geçindirmek zorunda kaldı. Eşkiyalığa başlamasıyla ilgili yaygın öykü (ki kendisi bu öyküyü reddeder) bir gün tarladan döndüğünde kızkardeşine çalıştığı çiftlik sahibinin oğlunun tecavüz ettiğini görmesiyle başlar.

Devrim Yılları

1909 yılında Porfirio Diaz'a karşı savaşan Modero güçlerine katıldı. Kısa zamanda albaylığa yükseldi. 1912 deki ayaklanmada Huerta tarafından tutuklandı. Ölüme mahkum edildi. Ancak hapisten kaçtı ve ABD'ye gitti. 1913'te Huerta Modero'yu öldürdükten sonra Meksika'ya geri döndü ve Zapata ile birlikte Huertaya karşı savaşmaya devam etti. Bu sefer yanlarına Venustiano Carranza Garza'yı da almışlardı. Huerta'ya karşı birçok askeri başarı kazandılar. 1914'te Carranza ile birlikte Zacates savaşında Huerta'yı kesin olarak yendiler. Bundan sonra Caranza ile aralarındaki birlik bozuldu. Yine 1914'te Zapata ile başkent Meksiko'ya girdiler. 1915 te Carranza ve Obregon'a yenildi. Meksika'nın kuzeyindeki dağlara çekildi. 1915 ve 1916 yıllarında ABD ile arası açıldı ve Kuzey bölgelerde iki yıl gerilla savaşı yaptı. 1920'de Carranza'nın Álvaro Obregón tarafından devrilmesinin ardından affa uğradı. Kalan yaşamını bir çiftlikte geçirdi. 23 Temmuz 1923'te arabasıyla partiden evine dönerken bir suikaste kurban gitti.