
Başak Sayan 17 haziran 1977 günü saat 11:45’de Ankara’da gülhane askeri hastanesinde dünyaya gelmiştir.Aslen Kars-Iğdırlıdır.
Küçük yaştan itibaren aktrist olma hayalleri kuran Başak okuduğu okulların tiyatro kollarında aktif olarak çalışmış, ilkokul ve ortaokulda basketbolla ilgilenmiştir.Çok küçük yaştan beri en büyük zevki kitaplar olan küçük kızın şuanda da çok geniş bir kitap arşivi mevcuttur.
1995 yılının bir mart sabahında İstanbul’a gelen Başak’ın hayatı bu tarihten itibaren değişmiştir. Üniversitede iktisat eğitimi alırken biraz para kazanabilmek için televizyonda iş bulmaya karar vermiş ve bunu o sıralar star tv’de çalışan bir tanıdığına söylemiştir. Gidip kendini tanıttıktan ve iş başvurusu yaptıktan bir gün sonra star tv’de çalışmaya başlar. Ardından başka kanallarda kadın ve müzik programları hazırlayıp sunmaya başlamıştır. Aynı yıllarda reklam oyunculuğu da yapmaktadır. Aynı tarihlerde bir televizyon filminde rol aldıktan ve birkaç yıllık bir aranın ardından 2000’de yapmak istediği tek işin oyunculuk olduğuna karar verdikten sonra televizyon dizilerine ağırlık vermiş ve bugüne dek çok sayıda ses getiren televizyon dizisinde rol almıştır. Çocukluğundan beri öyküler yazan Başak’ın en büyük hayali sinemadır. Kendi yazdığı öyküleri beyazperdede görmek isteyen oyuncu bu konuda çok emek harcayıp epey yol kattetmiş, önümüzdeki kış çekimlerine başlanacak bir sinema filminin öyküsünü yazmıştır. Sinemanın insanlara bişeyler anlatması, bir mesajı olması gerektiğini düşünen Başak’ın yazdığı öykülerde hayatı sorguluyan, gerçekliğin ne olduğu üzerine insanı düşündüren öykülerdir.
Uzun yıllar doğu felsefelerini inceleyip bu konu üzerinde araştırmalar yapan oyuncunun dini anlayışıda çok daha evrensel boyutlardadır.
Günlük hayatında sporun yeri çok önemli olan Başak haftanın 3-4 günü düzenli olarak spor yapmaktadır. 2004 yılından beri astroloji ve astronomi eğitimide alan oyuncunun hermetik felsefenin özü olan ”yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır” sözünü benimseyerek olaylara yaklaştığını söyleyebiliriz. Meslek yaşamında en küçük ayrıntı bile çok önemlidir. Yazdığı öykülerin ya da çalıştığı senaryoların her bir sözünü istediği etkiye ulaşana kadar defalarca gözden geçirerek çalışır. Sonunda belki sadece Başak’ın anlayabildiği ama izleyenlerin hissettiği bir şey çıkar ortaya. Yalın bir gerçeklik duygusu. Demir gibi bir disiplinle çalışarak yaşayan oyuncuyla ilgili en yaygın bilinen şey, oynadığı tüm karakterleri gerçeklik duygusuyla harmanlayarak sunuyor olmasıdır.
Hayallerine giden yolda daha uzun süre kendinden ve yaptığı işlerden bahsettirecek olan Başak’ın kendi deyimiyle savaşı biteceğe benzemiyor.
Küçük yaştan itibaren aktrist olma hayalleri kuran Başak okuduğu okulların tiyatro kollarında aktif olarak çalışmış, ilkokul ve ortaokulda basketbolla ilgilenmiştir.Çok küçük yaştan beri en büyük zevki kitaplar olan küçük kızın şuanda da çok geniş bir kitap arşivi mevcuttur.
1995 yılının bir mart sabahında İstanbul’a gelen Başak’ın hayatı bu tarihten itibaren değişmiştir. Üniversitede iktisat eğitimi alırken biraz para kazanabilmek için televizyonda iş bulmaya karar vermiş ve bunu o sıralar star tv’de çalışan bir tanıdığına söylemiştir. Gidip kendini tanıttıktan ve iş başvurusu yaptıktan bir gün sonra star tv’de çalışmaya başlar. Ardından başka kanallarda kadın ve müzik programları hazırlayıp sunmaya başlamıştır. Aynı yıllarda reklam oyunculuğu da yapmaktadır. Aynı tarihlerde bir televizyon filminde rol aldıktan ve birkaç yıllık bir aranın ardından 2000’de yapmak istediği tek işin oyunculuk olduğuna karar verdikten sonra televizyon dizilerine ağırlık vermiş ve bugüne dek çok sayıda ses getiren televizyon dizisinde rol almıştır. Çocukluğundan beri öyküler yazan Başak’ın en büyük hayali sinemadır. Kendi yazdığı öyküleri beyazperdede görmek isteyen oyuncu bu konuda çok emek harcayıp epey yol kattetmiş, önümüzdeki kış çekimlerine başlanacak bir sinema filminin öyküsünü yazmıştır. Sinemanın insanlara bişeyler anlatması, bir mesajı olması gerektiğini düşünen Başak’ın yazdığı öykülerde hayatı sorguluyan, gerçekliğin ne olduğu üzerine insanı düşündüren öykülerdir.
Uzun yıllar doğu felsefelerini inceleyip bu konu üzerinde araştırmalar yapan oyuncunun dini anlayışıda çok daha evrensel boyutlardadır.
Günlük hayatında sporun yeri çok önemli olan Başak haftanın 3-4 günü düzenli olarak spor yapmaktadır. 2004 yılından beri astroloji ve astronomi eğitimide alan oyuncunun hermetik felsefenin özü olan ”yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır” sözünü benimseyerek olaylara yaklaştığını söyleyebiliriz. Meslek yaşamında en küçük ayrıntı bile çok önemlidir. Yazdığı öykülerin ya da çalıştığı senaryoların her bir sözünü istediği etkiye ulaşana kadar defalarca gözden geçirerek çalışır. Sonunda belki sadece Başak’ın anlayabildiği ama izleyenlerin hissettiği bir şey çıkar ortaya. Yalın bir gerçeklik duygusu. Demir gibi bir disiplinle çalışarak yaşayan oyuncuyla ilgili en yaygın bilinen şey, oynadığı tüm karakterleri gerçeklik duygusuyla harmanlayarak sunuyor olmasıdır.
Hayallerine giden yolda daha uzun süre kendinden ve yaptığı işlerden bahsettirecek olan Başak’ın kendi deyimiyle savaşı biteceğe benzemiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder